Lyrboton Kome’nin zeytinyağı Perge’yi büyüttü
© medya07.com
Kepez’deki Lyrboton Kome, Roma döneminde yalnızca bir yerleşim değil, çevre ekonomisini besleyen büyük bir zeytinyağı üretim merkeziydi. Antik kentte ortaya çıkarılan çok sayıdaki işlik, burada yüksek miktarda üretim yapıldığını gösterirken, elde edilen gelirin bağlı bulunduğu Perge’nin imarına katkı sunduğu değerlendiriliyor.
Yaklaşık 2 bin yıllık yerleşimde ilk kapsamlı kazı ve araştırmalar 2016’da Antalya Müzesi Müdürlüğü başkanlığında başladı. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik’in dört yıl yürüttüğü çalışmalar, Lyrboton Kome’deki üretim düzeneklerini ve zeytinyağı işliklerini görünür hale getirdi.
Antik kaynak ve buluntulara göre yerleşimin bir diğer adı Elaibaris’ti. Bu adın “zeytin” ve “çiftlik” anlamlarını taşıyan kelimelerden oluştuğu belirtiliyor. Lyrboton Kome büyük bir kentten çok, Perge’ye bağlı bir köy niteliğindeydi; ancak zeytinyağı üretim kapasitesi bakımından bölgenin öne çıkan merkezleri arasında yer alıyordu. Roma döneminde üretilen yağın satışı, Antalya ve çevresinin dış ticaret gücüne de katkı sağladı.
Üretimden gelen ekonomik güç, Perge’deki bazı anıtsal yapıların ve ana cadde üzerindeki yapıların inşasında kullanıldı. Demetrios ile Apollonios kardeşlerin Perge’de yaptırdığı yapıların da Lyrboton Kome’yle bağlantılı ailenin servetiyle ilişkilendirildiği aktarılıyor.
Kazılar, antik yerleşimde kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki konumuna ilişkin izler de ortaya koydu. Ailenin önemli isimlerinden Demeter rahibesi Arete, kendi imkanlarıyla bir zeytinyağı kulesi yaptırdı ve gelirlerin korunmasına yönelik bir vakıf oluşturdu. Aile içindeki bu üretim ve mülkiyet geleneğinin daha sonra oğlu, torunu ve Kille adlı kadın bir aile üyesi tarafından sürdürüldüğü belirtiliyor.
Arete’nin kuleyle bağlantılı vakıf düzenlemesinde zeytin ağaçlarının kesilmemesi, satılmaması ve başka amaçla kullanılmaması şartı yer alıyordu. Zeytinyağı gelirinin ayrıca her yıl 20 Ocak’ta Apollon adına düzenlenen şenliklerde kullanılması, köy halkının ağırlanması ve doyurulması öngörülüyordu. Kazılarda Apollon’a ait olduğu belirtilen bir alan da ortaya çıkarıldı. Arete’nin kuleyi Perge Artemisi’ne adadığı, bölgeye daha sonraki dönemlerde gelen Türklerin ise doğrudan bu yerleşime yerleşmediği aktarılıyor.