DSÖ’den COP31 öncesi kritik uyarı: İklim krizi sağlık krizi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleDünya Sağlık Örgütü, 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesi yayımladığı raporda, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki eşitsiz etkilerine dikkat çekti ve altı önlemle her yıl 1,6 milyon hayatın kurtarılabileceğini bildirdi.
© medya07.com
İklim değişikliği, Antalya’da yapılacak COP31 öncesi sağlık başlığını zirvenin merkezine taşıdı. Dünya Sağlık Örgütü’nün yayımladığı rapora göre kriz, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda küresel bir sağlık sorunu olarak ele alınmalı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. DSÖ, zirvede iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki sonuçlarının ve bu sonuçlarla mücadelede hakkaniyet ilkesinin öne çıkacağını belirtti.
Raporda, dünya genelinde 3,3 ila 3,6 milyar kişinin iklim değişikliğine karşı son derece savunmasız koşullarda yaşadığı aktarıldı. İklim kaynaklı felaketlerde son 20 yılda meydana gelen ölümlerin yüzde 90’ından fazlasının gelişmekte olan ülkelerde gerçekleştiği bildirildi.
Çocuklar, hamileler, yenidoğanlar, yaşlılar, sağlık sorunu bulunanlar ve yerinden edilmiş kişiler, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en kırılgan gruplar arasında sıralandı. DSÖ, sağlık politikalarının bu eşitsiz yükü dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Antalya için sağlık gündemi
Raporda, Glasgow’daki COP26’dan bu yana iklim ve sağlık alanında çeşitli araçlar, planlar ve politikalar geliştirildiği hatırlatıldı. Antalya’daki toplantının ise Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenen COP30’da kabul edilen Belém Sağlık Eylem Planı’nın uygulanması için yeni bir fırsat sunduğu ifade edildi.
Planın öncelikleri arasında izleme ve sürveyans, kanıta dayalı politika ve kapasite geliştirme ile inovasyon, üretim ve dijital sağlık bulunuyor. DSÖ ayrıca Antalya Sağlık Direnci Girişimi’ni, ülkelerin deneyimlerini paylaşacağı gönüllü ve bağlayıcı olmayan bir işbirliği mekanizması olarak tanımladı. Girişimin COP32 ve sonrasına uzanacak bir köprü oluşturması hedefleniyor.
Altı önlem, milyonlarca hayatı kurtarabilir
DSÖ’nün yayımladığı ikinci raporda ise iklim ve sağlık alanındaki altı kanıtlanmış uygulamanın her yıl 1,6 milyon ölümü önleyebileceği belirtildi. Isı-sağlık uyarı sistemleri, dayanıklı içme suyu ve sanitasyon hizmetleri, hijyen olanakları, daha temiz ev yakıtları ve fosil yakıtlar için etkili fiyatlandırma politikaları bu uygulamalar arasında yer aldı.
Bu adımların, arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılık dışarıda bırakıldığında yıllık küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 31’ine karşılık gelen 16,7 milyar ton karbondioksit salımını önleyebileceği kaydedildi. DSÖ, uygulamaların yılda 3,9 trilyon dolarlık ekonomik refah ve 5,4 trilyon dolarlık mali fayda sağlayabileceğini bildirdi.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus da iklim krizinin sağlık krizine dönüştüğünü, ancak etkilerin mevcut araçlarla önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtti. Ghebreyesus, hükümetlerin yeni iklim müzakerelerine hazırlanırken sağlığın iklim eylemlerinin merkezinde tutulması gerektiğini vurguladı.